Meme Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Soru: 39 yaşındayım. Mememde elime gelen bir sertlik var. Meme kanseri nasıl teşhis edilir? Mutlaka biyopsi yapılmalı mı? A.N.

Cevap: Memede ele gelen her kitle kanser değildir. Öncelikle doktora giderek ultrasonografı ve mamografı yaptırın. Sonuçlara göre doktorunuz sizi yönlendirecektir. Meme kanserinin teşhis yöntemleri şunlar:

1) Mamografı: 1960′dan beri kullanılıyor. Her incelemede 0.1 rad radyasyon yayar. Akciğer filminde
radyasyon oranı mamografıden dörtte bir daha azdır. Verilen radyasyon dozunun meme kanseri riskini artırmadığı kabul ediliyor. İyi bir mamografi cihazı ve filmi çeken deneyimli bir radyologa rağmen teşhiste yüzde 7-10 oranında yanılma payı var. Yani tümör memede var olmasına rağmen maınografîde yok gibi görünebilir. Ya da memede hiç tümör yokken varmış gibi yanıltıcı sonuçlar verebilir. Kadınlar 40 yaşından itibaren risk olmasa da yılda 1 kez mamografı yaptırmalı.

2) Ultrasonografı: Mamografıden sonra en sık yapılan tetkiktir. Özellikle 30 yaşın altında meme yoğun olduğundan mamografınin fazla önemi yoktur. Genç kadınlarda tercih edilir. 40 yaş üstünde mamografi, ultrasonografiyle birlikte kullanılmalı.

3) MR: Memenin çok yoğun olduğu genç kadınlarda, tümörü ileri olanlarda tedaviye cevabın değerlendirilmesinde, meme koruyucu cerrahi tedavi uygulanan hastalarda, slikon uygulanan kadınlarda mamografıden daha iyi sonuçlar verir.

4) Galaktografı: Meme başından kanlı sıvı gelenlerde kullanılır. Akıntı gelen kanala bir madde verilerek kanal görüntülenir. Meme kanallarında bulunan selim tümörü (papilon) ya da kanser tanısı konulmasına yardımcı olur.

5) Duktal lavaj: Meme kanallarının serum fizyolojik (tuzlu su) üe yıkanması ve dökülen hücrelerin mikroskop altında incelenmesidir. Yüksek risk grubunda olan hastaların değerlendirilmesinde kullanılır.

6) Duktoskopi: Meme kanallarının çok ince endoskopik teleskopla incelenmesidir. Gerekirse erken teşhiste rol oynar.

7) Meme biyopsisi:
Biyopsi amacıyla değişik teknikler alnır.

8) İnce iğne aspirasyon biyopsisi:
iğneyle tümöre girilir, doku alınır. Ve mikroskopla alınan doku örneğine bakılır. Ultrasonografı ve mamografi eşliğinde yapılır. İğne çok ince olduğu için travma azdır, ekonomiktir, daha az ağrılı . bir işlemdir. Deneyimli bir patolog tarafından yapılmalı. Çünkü hastaların yüzde 38′inde yeterince doku alınamıyor.

9 Tru cut core biyopsisi: Kesici iğne biyopsisi olarak da bilinir. Vakumlu özel tabanca sistemiyle yapılır. Tanı için genellikle yeterli doku (14 gram) alınır. Patalog tarafından çok daha iyi değerlendirilir. Doktorların en çok tercih ettiği yöntemdir.

10) İnsizyonel biyopsi:
Tümör kitlesinden küçük bir parçanın ameliyatla çıkarılmasıdır. Özelliği, diğer girişimlere nazaran daha büyük miktarda parça almaktır. Cerrahi girişim gerektiren kanserlerde ameliyat öncesi kesin tanıyı koymak ve tümörün saldırganlığını belirlemek için yapılır. Ancak işlem sırasında yeni doku planları açarak tümörün yayılmasına neden olunmamalı.

11) Stereotaktik eksizyonel biyopsi:
Kanser şüphesi taşıyan tümörlerin ultrasonografı ya da dijital mamografi yardımıyla vakumlu sistemler kullanılarak incelenmesidir. Pahalı bir tetkiktir.

12 ) Eksizyonel biyopsi: Tümörün çevresindeki normal dokuyla birlikte çıkarılmasıdır. Tümör dokusu içine girilmediğinden yayılma riski yok. Seçilmiş erken olgularda kesin tedavi olabilir. Geniş marjla çıkarılırsa ve 1 santimetre genişlikte tümör tespit edilmezse kesin tedavi olabilir.

Yorum Yaz